1888' de Erzincan' da doğan Arıkan, 1910' da Kurmay Yüzbaşı olarak orduya katılmış, Yemen' de, Çanakkale' de savaşmış, Bakü seferine katılmıştı. Harbiye Nazırı ve Sadrazam İzzet Paşa' nın Başyaverliğini yapmıştı. Kurtuluş savaşında Anadolu' ya ilk geçenlerdendi. Batı Anadolu Kuvayı Milliye (Garp cephesi) nin ilk komutanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa' nın Kurmay Başkanı idi. Sovyetler' le ilişki kurulmaya ve yardım alınmaya çalışıldığı zor günlerde Moskova' da Askeri Ateşe idi. 1923' den 1947' ye kadar Milletvekili olan Arıkan 1925 - 1931 yılları arasında CHP Genel Sekreteri' ydi. 2. Dünya savaşı sıralarında (1942 - 1944) Berlin Büyük Elçisi' ydi.

-/-

Araştırmacı BAŞGÖZ şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Arıkan subaylıktan yetişmeydi. Mustafa Kemal' in güvendiği insanlardan biri olarak Genel Sekreterlik yaptı. Eğitimci değildi. Ama iki batı dilini iyi biliyordu. Genel kültür ve eğitim üzerine yayınladığı yazıları, kendine CHP' nin fikir adamları arasında bir yer temin etmişti. Bu yazılarda Arıkan memleketin gerçeklerini realist olarak gözleyen bir insan olduğunu göstermektedir."

-/-

Arıkan, belli bir amaçla, doğrudan doğruya Atatürk tarafından 10 Haziran 1935' de Bakanlığa getirilmişti. Konu, Mustafa Kemal' in çok önem verdiği, Devletin geleceği için yaşamsal saydığı ilk öğretim sorunuydu. Atatürk bu gibi durumlarda uyguladığı kendine özgü bir yöntemi; meslekten olmayan güvendiği kişileri işbaşına getirmeyi bir kez daha gerçekleştirerek, bir askeri Eğitim Bakanı yapmıştı.

-/-

Bir sayfa geri KIRBY' e göre Arıkan' ın göreve getirilmesindeki etkenler şunlar olmalıydı:
1. Arıkan Bakanlığı siyasal açıdan atlama tahtası yapmayacak bir kişiydi.
2. Bakanlıktaki hiziplerin ve politikacıların etkisine giremeyecek bir kişiydi.
3. Eğitimde kişisel görüşleri olduğu gibi bir savı yoktu.
4. Önerileri dinlemesini, karar alıp hızla uygulamaya geçmesini, işi yürütecekleri denetlemesini, çalıştırmasını bilen bir kişiydi.
5. Köycülük, Anadoluculuk, Irkçılık gibi ideolojileri Bakanlıktan uzak tutacak bir otoriteydi.
Bir sayfa ileri